4 Nisan 2010 Pazar

Eşinizle bir sorun yaşarsanız avucunuza bakın


Ne zaman eşinizle bir sorun yaşasanız avucunuza bakın…

Sorunların olabilirliğini kabul ederseniz çözümlerinizde hemen elinizin altında, avucunuzun içinde… sevildiğinizden ve sevdiğinizden şüpheye düşerseniz avucunuzu açıp parmaklarınızı sayın.

Baş parmağınıza bakın önce. Size en yakın olan parmağınız. Diğer dört parmağın hareketlerini anlamlı kılan o. Gerektiğinde her parmağın yanında hazır oluyor, yardımına koşuyor. Vazgeçebilir misiniz baş parmağınızdan?

Peki ya eşinizden? Size en yakın o iken kesip atabilir misiniz onu hayatınızdan? Her halinizde hemen yanı başınızda olmuşken ve olmaya hazırken, gözden çıkarır mısınız eşinizi? Hayatınızda başka her şey onun yakınlığı ile sevimli geliyor değil mi size? Bütün akrabalarınızla ilişkilerinizi eşinizin yakınlığı anlamlı kılıyor değil mi?

Şimdi de işaret parmağınıza bakın. Güzel bir şey görseniz hemen onu uzatırsınız. Beğendiklerinizi gösterirsiniz onunla. Doğru olanı onunla işaret edersiniz.

Eşinizi de onca insan arasından parmakla gösterilir bulmuyor musunuz? İlk gördüğünüzde, ilk sevdiğinizde, yüreğiniz ilk ısındığında, kalbiniz tıpkı işaret parmağınız gibi onu göstermişti size. Şimdi nasıl yalancı çıkarırsınız kalbinizin işaretini? Nasıl güvenmezsiniz kalbinizin seçimine? Hem sonra işaret parmağınızın göstermeye değer bulduğu güzel şeyler yaşamadınız mı onunla? İşaret parmağınızın göstermeye değer bulduğu doğruları paylaşmadınız mı onunla? Şimdi kesip atacak mısınız işaret parmağınızın size gösterdiğini? Elinizin tersiyle itecek misiniz kalbinizin işaret ettiğini?

Orta parmağınıza bakın şimdi. En uzunu o parmaklarınızın arasında. Yüksekte duruyor. Hepsinden öteye uzanıyor. Vazgeçebilir misiniz orta parmağınızdan? Hepsinden uzun diye lüzumsuz görür müsünüz onu?

Peki ya eşiniz? Bütün kadınlar yada erkekler arasında kalbinizin sırlarına aşina olacak kadar farklı değil mi o? Bütün kadınlar ve erkekler arasından sizin için özel olarak sıyrılıp gelmiş değil mi? O sizin için en yüksek konumda değil mi? Sizi başka bütün erkekler ve kadınların üzerinde tutmadı mı? Vazgeçebilir misiniz ondan şimdi? Onu herhangi bir kadın yada erkek gibi görebilir misiniz?

Şimdi de yüzük parmağınıza bakın. Parmağınızı ne zamandır çevreleyen o altın yada gümüş halkayı ilk taktığınız günü düşünün. Ne kadar heyecanlıydınız değil mi? Hayatınızın kadınını yada erkeğini bulduğunuz o günü yeniden yaşayın. Tekrar bakın eşinizin gözlerinin içine. Onu kendinize biricik yapan sırrı yeniden hissedin. Eşinizin sırf size razı olması onu sizin için biricik yapmaya değmiyor mu? Şimdi yüzük parmağınızı atabilir misiniz elinizden?

Ve son olarak serçe parmağınıza bakın. Ne kadar da incecik ve zayıf değil mi? Eşinizin kalbi gibi. Size sırlarını açmış, sizin sırlarınız paylaşmış bir kalp sizin için süslenip bezenmiş paha biçilmez bir ayine gibidir.

Bakınca kendinizi gördüğünüz bu ayna, öylesine kırılgandır ki, sizden gelecek küçük bir fiske parçalayıp köreltebilir onu. Özellikle size karşı savunmasızdır ve özellikle sizden gelecek darbeler onu en hassas yerlerinden çatlatabilir. Başkası karşısında bu kadar kırılgan değildir eşiniz. Tıpkı serçe parmağınız gibi… şimdi dilerseniz vazgeçin serçe parmağınızdan. Nasılsa ince ve zayıf diye koparıp atın onu elinizden. Hiç olur mu?

Senai Demirci

2 yorum:

humeyra dedi ki...

Merhaba,
Senai Demirci'yi ben de severek okuyorum. Güzel ve duru bir anlatımı var. Fazla dallandırıp budaklandırmıyor konuları.
Bu arada bloğunuzu beğendim ve etkinliğimize katılmanızı istiyorum. Dini bir etkinlik yapmaya karar verdik Gelibolu17 arkadaşımla beraber. 2 haftada boyunca bir blog bu etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Şu sıra, ev sahibi benim. Kendimce bir konu seçtim, İslamda evliliği ve aşkı, sevgiyi konu etmek istedim, ayet ve hadisler ışığında sınırları nelerdir, nasıl davranmak gerek, vs gibi. Bu konu üzerine bir yazı hazırlayıp etkinliğimize katılırsanız çok sevinirim.

http://humeyraninyeri.blogspot.com/2010/04/islamn-isgnda-dini-etkinligi-2-ask-ve.html

Ah Teslimiyet dedi ki...

Merhaba Hümerya hoşgeldin.
Davetin için teşekkür ederim,bu aralar biraz yoğun olmama rağmen fırsat bulabilirsem kısada olsa bir yazı ile katkı sağlamak isterim,olduki bu etkinliğe katkı sağlayamasam bile ilerki zamanlardaki etkinliklerinde elimden geldiği kadar ile katkı sağlamaya çalışacağım.